Fenerbahçe - Chobani Sponsorluk Anlaşması Ne Anlatıyor?
- Admin
- 1 Ağu
- 4 dakikada okunur
Fenerbahçe'nin Chobani ile imzaladığı 120 milyon Euro'luk sponsorluk anlaşması, bize bir kez daha gösteriyor ki sponsorluğun değeri sadece sahadaki başarıyla sınırlı değil. Marka değeri, stratejik pazar hedefleri, vizyon ortaklığı, PR değeri, sembolleşen değerler ve milyonlarca destekçisinin yarattığı duygusal bağ gibi unsurlar sponsorluk fiyatına doğrudan etki ediyor. Bu anlaşma sadece Fenerbahçe'nin finansal yapısını güçlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda sponsorluğun ne denli uluslararası etki yarattığını da gösteriyor.

Fenerbahçe'nin Son 30 Yıldaki (1995-2025) Başlıca Başarıları
Kategori | Kupa Sayısı | Detaylar |
|---|---|---|
Ulusal Lig Şampiyonluğu | 7 | 1996, 2001, 2004, 2005, 2007, 2011, 2014 |
Ulusal Kupa | 3 | 2012, 2013, 2023 (Türkiye Kupası) |
Ulusal Süper Kupa | 3 | 2007, 2009, 2014 (TFF Süper Kupa) |
UEFA | 0 | 2007-08 Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finali, 2012-13 Avrupa Ligi Yarı Finali |
Chobani Sponsorluk Anlaşmasının Anahatları
Fenerbahçe ile ABD merkezli gıda markası Chobani arasında gerçekleşen 120 milyon Euro'luk sponsorluk iş birliği, yalnızca maddi büyüklüğüyle değil, stratejik boyutu ve duygusal değeriyle de dikkat çekiyor.
Stadyum İsim Hakkı
Chobani, 2025-26 sezonundan itibaren 5+5 yıllık bir anlaşmayla Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu'nun isim sponsoru oldu. Kulüp, bu kalemden 10 yıl boyunca her yıl 10 milyon Euro kazanacak; yani toplam 100 milyon Euro’luk bir gelir sağlanmış olacak.
Forma Göğüs Sponsorluğu (Avrupa Maçları)
Anlaşma, ayrıca 2+3 yıllık bir periyotta (toplam 5 sezon) Fenerbahçe'nin Avrupa kupası maçlarında giyeceği formanın göğüs reklamını da kapsıyor. Bu sponsorluk, yıllık en az 4 milyon Euro gelir sağlayacak şekilde kurgulandı. Üstelik bu tutar, sportif başarıya örneğin UEFA Şampiyonlar Ligi ya da Avrupa Ligi katılımına göre artabilecek. Toplamda minimum 20 milyon Euro’luk bir gelir öngörülüyor.
Fenerbahçe ve Benzer Düzeydeki Kulüplerle Kıyaslama
Sponsorluk anlaşmalarının değeri, her zaman sportif başarıyla doğru orantılı değildir. Bulunulan ligin ekonomik gücü, pazar büyüklüğü ve marka bilinirliği gibi faktörler de en az kupalar kadar etkilidir.
Kulüp | Son 30 Yıl Lig Şampiyonluğu | Yıllık Ortalama Sponsorluk Geliri | Değerlendirme |
|---|---|---|---|
Fenerbahçe | 7 | €14 Milyon (Stadyum+Avrupa Forması) | Türkiye'deki en yüksek anlaşma. Değeri, pazar hakimiyeti ve sponsorun özel stratejisiyle yakından ilişkili. |
S.L. Benfica | 8 | €11 Milyon (Fly Emirates) | Fenerbahçe ile benzer sportif başarı ve sponsorluk gelirine sahip. Portekiz'in en büyük markası olması belirleyici. |
FC Porto | 12 | €8-10 Milyon | 2004'te Şampiyonlar Ligi kazanmasına rağmen, Portekiz liginin ekonomik çapının daha küçük olması nedeniyle sponsor geliri daha düşük kalmıştır. |
Ajax | 12 | €8-10 Milyon (VodafoneZiggo) | 1995'te Şampiyonlar Ligi'ni kazanmasına karşın, Hollanda liginin pazar büyüklüğü nedeniyle geliri sınırlıdır. |
Tottenham Hotspur | 0 | €45 Milyon (AIA) | Hiç lig şampiyonluğu olmamasına rağmen, dünyanın en zengin ve popüler ligi olan Premier Lig'de yer alması sayesinde devasa bir sponsorluk gelirine sahiptir. |
Olympique Lyonnais | 7 | €20 Milyon (Fly Emirates) | Fransa gibi ekonomik olarak daha büyük bir ligde yer alması, Fenerbahçe'den daha yüksek bir sponsorluk geliri elde etmesini sağlamıştır. |
Bu tablo bize şunu söylüyor: Ligin ekonomik büyüklüğü ve pazarlama gücü, sponsorluk gelirlerinde zaman zaman uluslararası başarıların bile önüne geçebiliyor. Öyle ki, Avrupa kupalarında büyük zaferler yaşamamış bazı kulüpler bile dev anlaşmalara imza atabiliyor. Tottenham örneği bunun en çarpıcı göstergelerinden biri.

Fenerbahçe’nin Chobani ile yaptığı anlaşma, Benfica gibi “kendi pazarının lideri” konumundaki kulüplerin izinden gidiyor. Ancak bu iş birliğini benzersiz kılan şey, hiç kuşkusuz “Hamdi Ulukaya faktörü”. Kişisel bağ, vizyon ortaklığı ve stratejik hedefler birleştiğinde ortaya sadece rakamlarla açıklanamayacak kadar güçlü bir hikaye çıkıyor.
Sponsorluk Değerini Belirleyen Parametreler
Bir spor varlığının (kulüp, lig, sporcu) sponsorluk değerini belirleyen faktörler çok katmanlıdır ve sadece başarıya indirgenemez. Bu parametreler bir zihin haritası gibi düşünülebilir:
Pazar ve Kitle:
Taraftar Büyüklüğü ve Sadakati
Fenerbahçe gibi milyonlarca tutkulu taraftara sahip kulüpler, sponsorlar için doğrudan bir hedef kitle sunar.
Pazarın Büyüklüğü ve Demografisi
Türkiye gibi 85 milyonluk genç ve dinamik bir nüfusa sahip bir pazara açılan kapı olmak, kulübün değerini artırır.
Yayın Erişimi ve Medya Değeri
Kulübün ulusal ve uluslararası yayınlardaki görünürlüğü, sponsor için kritik bir PR değeridir. Türkiye'de futbolun medyadaki ezici hakimiyeti bu değeri yükseltmektedir.
Marka ve İmaj:
Marka Değeri ve Mirası
Köklü ve başarılı bir tarih, kulübe güvenilirlik ve prestij kazandırır.
Global Bilinirlik
Real Madrid, Manchester United gibi kulüplerin küresel şöhreti, onlara en yüksek sponsorluk gelirlerini getirir.
Rekabet ve Strateji:
Sponsor Rekabeti
Belirli bir sektördeki markaların (örneğin havayolu şirketleri, teknoloji devleri) futbola yoğun ilgisi, sponsorluk bedellerini artırır.
Sponsorun Stratejik Hedefleri
Chobani'nin Türkiye pazarına giriş hedefi gibi spesifik amaçlar, bir kulübü o sponsor için benzersiz şekilde değerli kılabilir.
Sportif Rekabet (Ligin Kalitesi)
Premier Lig gibi rekabetin ve izlenirliğin en üst düzeyde olduğu liglerdeki kulüpler, doğal olarak daha değerlidir.
Başarı:
Sürekli Elit Rekabet
UEFA Şampiyonlar Ligi'ne düzenli katılım, bir kulübün küresel vitrindeki yerini garantiler ve en değerli platformu sunar.
Kupalar ve Şampiyonluklar
Özellikle uluslararası kupalar, bir kulübün marka değerini katlanarak artırır

Yurtdışında durum nasıl?
Mesela Amerika? Oraya baktığımızda, karşımıza bambaşka bir sponsorluk haritası çıkıyor. Futbolun görece daha geri planda kaldığı bu pazarda; golf, Formula 1 ve basketbol gibi branşlar çok daha yüksek sponsorluk değerleriyle öne çıkıyor. İşin ilginç tarafı şu: burada da sportif başarıdan çok, markalaşma, görünürlük ve stratejik vizyon gibi faktörlerin belirleyici olduğunu görüyoruz.
Başarı elbette önemli ama tek başına yeterli değil. Spor Dışı Alanlarda Sponsorluk Fırsatları
Sponsorluk dediğimiz şey sadece sporla sınırlı değil. Aslında doğru bir yaklaşımla, her sektörde etkili sponsorluk projeleri üretmek mümkün. Moda, eğitim, kültür-sanat, yaşam tarzı gibi alanlar da güçlü PR etkileri yaratabilecek, yatırım değeri yüksek fırsatlar barındırıyor.
Burada kilit nokta şu: markalar bu alanları sadece bir “gider kalemi” gibi değil, uzun vadeli bir “değer üretim alanı” olarak görmeye başlamalı. Bir stadyuma isim vermek kadar, doğru kurgulanmış bir sanat projesi de benzer bir medya etkisi yaratabilir. Ancak bunun için doğru eşleşmelerle birlikte yürütülecek yaratıcı bir geliştirme sürecine ihtiyaç olacaktır.
Umarız bu tarz cesur ve zeki iş birlikleri daha da artar. Çünkü sponsorluk dünyasında hala keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda fırsat var.




